Farkındalıkla Beslenmede Şefkatin Önemi | Ceylan ULUSOY
Genel

Farkındalıkla Beslenmede Şefkatin Önemi

Öz şefkati, tanımıyla ya da kelimesiyle, son günlerde sıkça duymuş olabilirsiniz. Sürekli karşımıza çıkan bu öz şefkat terimi içinde neyi barındırır, ne demektir öz şefkat?

Elinizi kestiğinizde yaranızı temizler, yara bandı yapıştırır, iyileşmesi için elinizden geleni yaparsınız. Bu, insanın doğuştan gelen kendine şefkat gösterme durumudur. Öz şefkat aslında hepimizde doğuştan bulunan bir kendini destekleme kapasitesidir.

Kendini yargılama

Öz şefkat, yani kendine iyi davranmak, kendini yargılamanın tam tersidir. Ama işler istediğimiz gibi gitmediğinde, bir testte, yarışmada, görüşmede, diyette, beslenme alışkanlıklarını değiştirme yolundayken yaşadığımız ufak bir hata ya da sapma direkt kendimizi suçlama, azarlama haline dönüşür. Dünyadaki en beceriksiz, en yetersiz, en acı çeken kişinin kendimiz olduğunu düşünürüz.

İroniktir ki kendimizi yargılama alışkanlığı ile, bu alışkanlığın oluşmasını sağlayan yaklaşım aynıdır. Örneğin beslenme konusunu ele alırsak; üzgün, kızgın, stresli olduğumuz anlarda bu duygularla baş etmek için yemeği kullanıyor olabiliriz. Ve her üzgün, stresli hissettiğimizde bir şeyler atıştırdığımız an, kendimizi daha da üzgün, daha da stresli hissetmeye başlıyoruz çünkü bunu yaptığımız için kendimizi yargılıyoruz, azarlıyoruz. Azarladıkça stres oluyoruz, stres oldukça yemeye devam ediyoruz ve bu döngü böylece sürüp gidiyor.

 

 

Diyet yaparken de aynı sürecin geçerli olduğunuz görüyoruz (hem çevremde, hem de partnerim diyetisyen Sena Hanım’dan edindiğim bilgiler doğrultusunda). Diyet listemiz dışında olan bir şeyden yemek, mesela arkadaşımız patates kızartması yerken, onun tabağından birkaç patates cipsi yemek ya da dayanamayıp o pastayı yemek… Böyle durumlar içerideki yargıcın hızlıca çalışmaya başlamasına sebep oluyor. “Sen beceriksizin tekisin, asla başaramayacaksın, her şeyi mahvettin, bir kere diyetini bozdun, o halde şimdi tamamen bırakman gerekecek” gibi bir sürü azarlayıcı düşünce beliriyor zihnimizde ve eski yeme alışkanlıklarına geri dönerek bir kısır döngüye giriyoruz.

Bu durmak bilmeyen kendini yargılama hali  beslenme ile ilgili davranışlarımızda sıklıkla kendini gösteriyor.

Farkındalıkla beslenmeye öz şefkat ile bakış

Tüm hayatımıza olabileceği gibi, beslenme alışkanlıklarımıza da farklı bir bakış açısıyla bakmak mümkün olsaydı, bu nasıl olurdu?

Öz şefkat, farkındalıkla beslenme yaklaşımının önemli bir bölümünü kapsıyor. Öncelikle şunu kendimize hatırlatmak alışkanlıklarımızı değiştirme konusunda bizlere yardımcı olabilir: Alışkanlıklarımızı değiştirmek uzuca bir yol ve ben bu yolu dağcıların zorlu bir tırmanıştan önce yaptıkları çalışmalara benzetiyorum. Bazen büyük bir hızla ilk belirledikleri noktaya ulaşabilirlerken, bazen ikinci noktaya ulaşmaları haftalar ve aylar alabiliyor.

Hiçbir yolculuk tek bir hamlede, bir çırpıda gerçekleşmiyor. Kimi zaman her şey yolunda giderken, kimi zaman düşüp üzerinizi paramparça edebiliyorsunuz. Engebeli, uzun ve kimi zaman da zorlayıcı olan hayat deneyimlerimizde, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirme süreçlerinde kendimize hatırlatmamız gereken tek şey bunun uzun bir yol olduğudur. Ve bu yolda defalarca kez düşüp kalkabilirsiniz. Ve bu sadece sizin başınıza gelmiyordur. Sizinle bu deneyimi yaşayan milyonlarca kişi olduğunu, bunun ortak bir insanlık deneyimi olduğunu kendinize hatırlatmak birincil öz şefkat hareketidir. Her düştüğünüzde, kendinizi suçlamak, yargılamak, beceriksiz hissetmek yerine, o tatlıyı yemenin, o cipsi tüketmenin size ne kazandırdığını meraklı bir hal ile incelemek ise farkındalıkla beslenmenin temel ilkesidir.

Diyet yaparken de aynı sürecin geçerli olduğunuz görüyoruz (hem çevremde, hem de partnerim diyetisyen Sena Hanım’dan edindiğim bilgiler doğrultusunda). Diyet listemiz dışında olan bir şeyden yemek, mesela arkadaşımız patates kızartması yerken, onun tabağından birkaç patates cipsi yemek ya da dayanamayıp o pastayı yemek… Böyle durumlar içerideki yargıcın hızlıca çalışmaya başlamasına sebep oluyor. “Sen beceriksizin tekisin, asla başaramayacaksın, her şeyi mahvettin, bir kere diyetini bozdun, o halde şimdi tamamen bırakman gerekecek” gibi bir sürü azarlayıcı düşünce beliriyor zihnimizde ve eski yeme alışkanlıklarına geri dönerek bir kısır döngüye giriyoruz.

Bu durmak bilmeyen kendini yargılama hali  beslenme ile ilgili davranışlarımızda sıklıkla kendini gösteriyor.

Farkındalıkla beslenmeye öz şefkat ile bakış

Tüm hayatımıza olabileceği gibi, beslenme alışkanlıklarımıza da farklı bir bakış açısıyla bakmak mümkün olsaydı, bu nasıl olurdu?

Öz şefkat, farkındalıkla beslenme yaklaşımının önemli bir bölümünü kapsıyor. Öncelikle şunu kendimize hatırlatmak alışkanlıklarımızı değiştirme konusunda bizlere yardımcı olabilir: Alışkanlıklarımızı değiştirmek uzuca bir yol ve ben bu yolu dağcıların zorlu bir tırmanıştan önce yaptıkları çalışmalara benzetiyorum. Bazen büyük bir hızla ilk belirledikleri noktaya ulaşabilirlerken, bazen ikinci noktaya ulaşmaları haftalar ve aylar alabiliyor.

Hiçbir yolculuk tek bir hamlede, bir çırpıda gerçekleşmiyor. Kimi zaman her şey yolunda giderken, kimi zaman düşüp üzerinizi paramparça edebiliyorsunuz. Engebeli, uzun ve kimi zaman da zorlayıcı olan hayat deneyimlerimizde, beslenme alışkanlıklarımızı değiştirme süreçlerinde kendimize hatırlatmamız gereken tek şey bunun uzun bir yol olduğudur. Ve bu yolda defalarca kez düşüp kalkabilirsiniz. Ve bu sadece sizin başınıza gelmiyordur. Sizinle bu deneyimi yaşayan milyonlarca kişi olduğunu, bunun ortak bir insanlık deneyimi olduğunu kendinize hatırlatmak birincil öz şefkat hareketidir. Her düştüğünüzde, kendinizi suçlamak, yargılamak, beceriksiz hissetmek yerine, o tatlıyı yemenin, o cipsi tüketmenin size ne kazandırdığını meraklı bir hal ile incelemek ise farkındalıkla beslenmenin temel ilkesidir.

Öz şefkat ile farkındalıkla beslenmeye ilk adım

Özetlemek gerekirse sevgi dolu nezaket uygulaması iki şey yapmamıza yardımcı olur:

  1. Kendimizi yargılamak veya alt etmek için alışılmış eğilimlerimizi görmemizi sağlar.
  2. Beslenme tarzımızla olan ilişkimizi değiştirir.

Siz de öz şefkatli bir yaklaşımı, neyi, neden ve nasıl yediğiniz konusundaki farkındalığınızla harmanlayabilirsiniz. Eğer yemek yerken kendinizi yargıladığınızı ya da bir şey yedikten sonra o eski iğneleyici sözcüklerle kendinizi yaraladığınızı fark ederseniz, bir an durun ve kendinize, en yakın arkadaşınıza davrandığınız gibi davranmayı araştırın. Bu eski alışkanlığınızdan çıkmanın ve yerine yenisini (kendinize karşı nazik bir şekilde yaklaşarak) inşa etmenin bir yoludur.

Dilerseniz yatmadan önce beden taraması ve sevgi dolu şefkat pratikleri yapmayı deneyebilirsiniz. Her gün için neyi, neden ve nasıl yediğiniz konusunda bir beslenme günlüğü tutabilirsiniz.

Beden taraması ve öz şefkat pratiği için podcast’lerime aşağıdaki bağlantılardan ulaşabilirsiniz.

https://open.spotify.com/episode/32JjfNYHH4lAu4HfED98bw?si=DTWwIp6JT_SF8_0oy2dUUA

https://open.spotify.com/episode/4v4c0HWwCbZRmPtrzOzYXs?si=PHRYqu03RV–Y_-g6Smg6A

Kaynak
Katılmış olduğum Dr. Judson Brewer Mindful Eating Programı

Uplifers Nisan Yazım
https://www.uplifers.com/farkindalikla-beslenmede-oz-sefkatin-onemi/#ixzz6tL3AajW8