Meditasyon yapmayı beceremiyorum. | Ceylan ULUSOY
Genel

Meditasyon yapmayı beceremiyorum.

İlk meditasyonla tanışmam 16 yaşında yurtdışından gelen bir arkadaşım sayesinde olmuştu. Kocaman bir mum düşün diyordu ve sen o ışığa doğru gidiyorsun. Bir de şiir okuyordu ‘modolyonun iki yüzü’ madalyon diyemiyordu 🙂

O günlerden sonra aralıklı olarak meditasyon oturmalarım oldu. Bir kaç yıl düzenli yapıyordum sonra yine düzenip uçup gidiyordu. Çünkü bence beceremiyordum.

Pratiğimin ilk zamanları oldukça sancılıydı. (ki bazen hala öyle ) Yüksek sesle izlenen televizyon, müzik sesi, açılıp kapanan kapılar, çalan telefon, zihnimde uçuşan düşünceler hepsi beni sinirlendiriyordu. Dikkatim hemen dağılıyor ve tekrar nefesimi hissetmem ya da nefesimi saymaya dönmem oldukça zor oluyordu. Zor oldukça kendime sinirleniyordum. Sesler, nefes, sayma derken kendimi sürekli bir çaba içinde bularak, öfkeyle ve hayal kırıklığıyla meditasyonu bitiriyordum. Bu kadar yargı ve sinirin üzerine asla odaklanamıyordum.
Sonra bir gün yavaş yavaş nefesin ritmini duymaya başladım. Sayı, nefes, nefesin akışı . Sayı, nefes, nefesin akışı. Farkettimki kendimi nefesimin doğal ritmine bırakırsam, akışına bırakırsam, bir şeyin peşinde koşmazsam her şey doğal olarak gerçekleşiyordu. Pratiklerim sakinleşmeye başlamıştı.

Dikkatim dağıldıkça kendime sakince ve nazikçe nefes diyordum. Birgün şöyle hissettiğimi hatırlıyorum.
Evet ben şu an bu minderin üzerinde sessizce oturuyorum ve hayat kendi doğal ritminde devam ediyor. Ben sessizce oturuyorum diye Dünyanın da durmasını bekliyorum.
Evet ben oturuyordum ama dünya durmuyordu hareket ediyordu, zaten durması da beklenemezdi. Hareket dünyanın olağan bir parçasıydı. Tüm sesler, kornalar, alt kattan gelen müzik sesi,açılan kapılar, bir şeyleri deviren kedi. Hayat, tıpkı akan nefesim gibi kendiliğinden hareket etmeye devam ediyordu.

İşte bunu fark ettiğim gün hocalarımın bahsettiği çabalamamanın ne demek olduğunu anlamıştım.

Meditasyonda anın içinde varolurken gidilecek bir yer, yapacak bir şey yada varılacak bir yer yoktu.

Ama bizler sürekli bir yerlere ulaşmamız, bir şeyleri başarmak zorunda olduğumuz inançlarıyla büyümüştük. Ama meditasyon daha önce yaptığımız hiçbir şeye benzemiyordu. Bisiklet sürmek gibi bir kere öğrenince otomatik olarak yaptığımız bir eylem değildi.
Her gün yeni bir deneyim, yeni bir heyecan.

Bir öğrencim ben beceremiyorum dediğinde hep bu an aklıma geliyor ve onlara bu hisleri aktarmaya çalışıyorum. Belki sen de meditasyonda zorlandığını düşündüğün günü bunu aklına getirirsin.

Gidilecek bir yer, yapacak bir şey yok.

Sevgiyle 🙏🏻

Heykel: Carole Feuerman

Fotoğraf: berkeleybespoke.co.uk